geçmişle yaşanan gelecek......

1/12/2007 - BEYZA

Bir resim gördüm kitabın üstünde
Sonra bir resim de ben çizdim.
Saçlarını savurdum rüzgarın hoyrat ellerine
Gözlerinde mutluluğu estirdim.
Ve adını yazdım bir kenarına
Ve içimi döktüm çaresizce satırlara
Hüzünlendim birden
Ve kelimeler dizildi ardısıra
“Ben sana mecburum
Sen yoksun.”
Kar yağar yüce dağlara
Beyazların en beyazından
Dallara çiçekler düşer ilkbaharda
Beyaz, en beyaz, renkleri hep beyzâ...
Rüyâma girersin sabaha karşı
Titremeyle uyanırım, yokluğunla
Ansızın harfler yine dökülür dilimden
Boşlukta yine adın yazılıreyzâ...
Elimdeki kağıdı önce kırmızıya boyadım
Sonra yeşilden çizgiler çektim üstüne
Ve aklıma
Yıllar önce okuduğum bir kitap geldi
Sanki aynı satırları yeniden okudum:
“Yeşil bağla ala karşı
Yakışmazsa öldür beni...”
“Ve Itır çekildi pencereden
Utandı, başını öne eğdi.”
Sonra adını yazdım siyah kalemle
O yeşil çizgilerin arasına: Beyzâ...
Sonra tekrar dağlara baktım
Bu sefer renklerine is düştü
Dağ başında bulutları morarmış gördüm
Güvercinin mor kanadına
Seni sordum
Zaman sensiz geçmiyor
Uyku girmiyor gözüme geceleri
Duvarları bile beyaza boyadım
Karanlık, beyazını gölgeliyor
Düşündükçe
Tüm bunlar rüyaymış gibi geliyor
Beliriyor hayalin birdenbire duvarda
Uzanıyorum
Tutamıyorum
Bağırıyorum ardından:
Beyzââââ....
Koşuyorum ardından tüm gece boyu
Sonra kabuslar konuk oluyor
Hayallerimi darmadağın ediyor
Deli bir rüzgar
Döküyor çiçeklerini baharımın
Bir hoyrat el
Siyah küller savuruyor
Beyaz karlar üstüne...
Ve sonra kefenin biçiliyor beyaz bir kumaştan
Tabutuna yeşil bir yemeni örtüyorlar
Yeşilin en güzelinden
Yeşil sana yakışırdı, beyaz da öyle
Kefeninde bir leke bile yok siyahtan
Ama toprağın siyah eli
Karalıyor bedenini Beyzâ...
Yine beliriyorsun bir serap gibi
Sesin bu defa çok uzaklardan geliyor
Sanki cennetten, hurilerin içinden
Gülümsüyorsun...
O kadar güzelleşmişsin ki
Dünyada bu kadar yakın olmamıştım sana
Yıkanırken bedenim, kabirde kefenim kararır
Düşündükçe
Düşündükçe elemlenirim, benzim sararır...
Yeşil ve mavi boyasıydı
Sen gidince karaya büründü dünya
Karlara ve bahara leke sürdüler Beyzâ
Sen gidince bu garibi hor gördüler Beyzâ
Sana kavuşmayı bana zor gördüler, çok gördüler Beyzâ...

                                                                                                   BEDİRHAN GÖKÇE

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/4/2007 - BEN SADECE Bİ SEVENİM

Öylesine bi günde öylesine sırf değişiklik olsun diye öylesine bi yaşama
girdiğinde bazı şeyleri değiştirmeye başladığının farkında mıydın
acaba?Yıkıntıların altındaki çaresizce ve sessizce ağlayan sesime
yönelip beni yıkıntıların arasından çekip çıkarttığında ve ellerimden
tutup ayağa kaldırdığında yaşamamın artık eskisi gibi olmayacağının
bilmem farkında mıydın?Hayatımdaki en önemli insanlar listesine
girdiğinden beri çalıcak telefonunu kaçırmamak için telefonu sabaha
kadar açık tuttuğumun bilmem farkında mısın?Seni başkalarıyla
geçirdiğin zamanlarda benden çalınan her saniyen ve gittikçe
azalan zamanımızın karşısında nasıl kahrolduğumun ve içimin beni
nasıl kemirdiğinin seninle fazladan geçireceğim saatlerim için
nasıl umutsuzca çareler aradığımın ve beni senden ayıracak o gün
gelmesin diye nasıl da dualar ettiğimin bilmem farkında mısın?
Sabahları seni her gördüğümde içimin nasıl ısındığının,yüzümün
nasıl ışıldadığının,gözlerimin nasıl parladığının bilmem farkında mısın?
Senin kokunu her içime çekişimde nasıl eriyip kahrolduğumun,
kaybolduğumun,sözlerinde benim için sevgi dolu birşeyler duymaya
çabalarken nasılda ümitlendiğimin gözlerinde bana ait birşeyler
bulmaya çalışırken kendimi onların içinde nasılda kaybettiğimin
bilmem farkında mısın?Her sabah birlikte kahvaltı yapabilmek
için bilerek geçiktiğimin ve seninle geçireceğim bir kaç fazla
dakika için içtiğim çayların bilmem farkında mısın?Seni paylaşmak
zorunda kaldığım insanlardan birinin sevdiğim bi arkadaşım olmasının
bana nasıl bir acı verdiğinin ve onun bakışlarının seninle dolup
taştığını gördüğümde nasıl kahrolduğumun bilmem farkında mısın?Sana
kalbimi altın bi tepside sunduğumun ve hayatımı sana adadığımın
sonsuza kadar senin yanında olmaya hazır olduğumun bilmem
farkında mısın?Bilmem ki farkında mısın galba ben...
İmza ne yazık ki farkında olmadığın ben.Ben kim miyim???SADECE Bİ SEVEN...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/4/2007 - BEKLEYİŞİN ÖYKÜSÜ

Günler güz yaprakları gibi birer bir er dökülürken ayaklarımın
Dibine ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim.
SEN YOKTUN...
Binlerce adim attım bu kentin sokaklarında her köseyi her parkı her ağacı
ezberledim. Sevdaya bulanmis her kaldirim tasinda senin adini aradim.
SEN YOKTUN...
Evlerin duvarlari birer bir er üzerime yikildi her bir hücremin acisini
ta yüregimde hissederken beni enkazin altindan çekip alabilecek elini aradim.
SEN YOKTUN...
Özlem sarkilarini ezberledim. Kimini bagira çagira kimini fisiltiyla
söyledim. Karanliga haykirdim hasretini sesimi duyacaksin diye bekledim.
SEN YOKTUN...
Senden gelecek tek bir haberi bekledim saatler asir gibi geldi geçmedi.
Çalan her telefonu yüregimin deli gibi çaglayana dönen atislariyla açtim.
Senden baska duydugum her seste hep ayni hayal kirikligini yasadim.
Onlar beni duymak istiyordu. Ben ise seni.
SEN YOKTUN...
Seni aramaktan yorgun düsmüs bedenimi karanligin kucagina uzattim her gece
bir an önce sabah olsun diye uykunun beni çekip almasini istedim. Olmadi! Kaç
gece sabahi ettim gözlerimi kapamadan kaç gece merdivendeki ayak seslerini
dinledim gelen sensindir diye.
SEN YOKTUN...
Her yagmurla birlikte hüzünde yagdi bu kentin üzerine. Bulutlar yalnizligin
isaretiydi benim için. Beni islatan yagmur olmadi. Ben senin özleminle
sirilsiklamdim her mevsim. Hayat bana merhaba dedi. Uzun kistan sonra gelmez
dedigim göçmen kuslarin dönüsünü gördüm.
SEN YOKTUN...
Denizin sonsuz maviligine umut bagladim kiyilarda fark ettim
bekleyislerimi. Hep sensiz gemiler geçti limandan.
Ben gemicilerin hasret türkülerine eslik ettim.
SEN YOKTUN...
Gözümden tek bir yas akmadi. Onlar sana aitti.
Sana kalmaliydi.
Kimselere söyleyemedim acilarimi bekleyisimin öyküsünü kimselere anlatamadim.
Nice firtinalar koptu yüregimde dalgalar dövdü hayallerimi.
Siginacak bir liman yaslanacak bir omuz aradim.
SEN YOKTUN...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/3/2007 - aşkın bilinmeyen kanunlar:))

İşte kimi zaman düşündüren, kimi zaman da güldüren aşk kanunları: - Harris Aksiyonu: Bütün iyiler kapılmıştır.

- Paralel Teori: Harika yaratık eğer kapılmamışsa, mutlaka bir nedeni vardır.

- Evrensel Gerçek: Aşkın gözü kördür.

- Diğer Evrensel Gerçek: Evlilik insanın gözünü açar.

- Conways Kanunu: Yanınıza yaklaşan genç ve güzel kız, sizinle
ilgilendiğinden değil, birini kıskandırmak için etrafınızda dönüyordur.

- Beyaz Atlı Prens Kanunu: Prensi bulacağım diye çok kurbağa öpülür.
- Donckels Perşembe Gecesi Kanunu: Gece saat üçte sadece şişkolar kalır.

- Donckels Cuma Sabahı Kanunu: Pencere benim pencerem değil, oda benim odam değil, yanımdaki kim?

- Kazablanka Kanunu: Sizinle beraber olsun diye sürekli para harcadığınız top model, gecenin sonunda resminizi çeken paparazzi ile buluşacaktır.

- Onasis Kanunu: Para aşkı satın alamaz, ama çok şey halleder.

- Gold Card Kanunu: Siz onun saçının rengine vurulduysanız, o da sizin kredi kartınızın rengiyle ilgileniyor olabilir.

- Meyer Kanunu: Kuru fasulye yedikten sonra arabaya otostopçu kız alınmaz.

- Olasılık Kanunu: Çok güzel, kibar, akıllı, hoş, zeki, cici bir kızla karşılaşma şansınızın arttığı yer, sizden daha yakışıklı, akıllı, zengin bir arkadaşınızın yanıdır.

- Evrensel Kanun: Kadın erkeği anladığı anda, onun ne söylediğini dinlemekten vazgeçer.

- Markus Kanunu: Her zaman daha iyisi vardır.

- İkinci Markus Kanunu: Kaçmanız gerektiği anda göreceğiniz kabus, bacaklarınızın tutmadığıdır.

- Rudner Kanunu: Beraber olduğunuz erkek; olgunlaştığında, yeni bir iş bulduğunda, tedavi gördüğünde düzelecek zannediyorsanız, bugün terk edin.

- Temel Kanun: Aşk hayal gücünün aklı yenmesidir.

- İstisna Kanunu: Kadınlar ya her şeyi unutur, ya her şeyi hatırlar.

- Groening Kanunu: Evlilik deyince kadınlar merasimi anlatır, erkekler delikanlılık yıllarını.

- Evlilik Kanunu: Tek başınayken, asla yaşamadığın sorunlara iki kişinin beraberce çözüm bulması sanatı.

- Thom Kanunu: Evliliğin süresi, evlilik törenine harcanan parayla ters orantılıdır.

- Grant Kanunu: 'Tam evlenilecek kadın' dediğiniz kadın, sizi nikahına davet edecektir.

- Murphy Kanunu: Çöpü kim indirecek kavgası, her seferinde çöp kamyonu sokaktan geçtikten sonra biter.

- Hartley Kanunu: Kendinizden daha çılgın biriyle asla beraber olmayın

 
Moderatöre Bildir   Logged

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/3/2007 - hiç kimsenin olmadığı kadar yalınsın....

    hiç kimsenin olmadığı kadar yalınsın sen.neysen osun ve sana böylesi çok yakışıyor.ince ince hesap yapmıyorsun,ne güzel!aşkın,başkalarının aşklarına bağlı değil.severken,kendin için seviyorsun,kendini mutlu ediyorsun."önce o bana aşık olsun,sonra ben bakarım duruma" demiyorsun.ve belki de bu yüzden herkesin aşık olabileceği bir insan haline dönüşüyorsun.seni tanıyıp da aşık olmayacak bir insan olabilirmi?büyü değil sendeki,gerçeğin ta kendisi.
       hiç kimsenin olmadığı kadar safsın sen.kötü olan herşeyden arınıp öyle çıkıyorsun karşıma.kendini düşünürken,koyu bencilliğin tuzağına düşmüyorsun.dinliyorsun,öğreniyorsun,soruyorsun.insanların kötü olabileceğine ihtimal vermiyorsun.belki de bu nedenle kötülük yaklaşamıyor yanına.saflıkla ördüğün bir duvar var kötülükle aranda.kötü olan hiç birşey o duvarı aşıp sana zarar veremiyor.saflığını duruluğundan alıyorsun,yoksa elbette yere basıyor ayakların,bulutların üzerinde değilsin her zaman.keskin zekanla herşeyin farkındasın.sen iyi olanı seçiyorsun.
         hiç kimsenin olmadığı kadar çocuksun sen.saflık seni çocuk yapıyor,yüreğinde yaşatıyorsun o çocuğu.hiç büyütmüyorsun,büyütme.yaşadığın sürece seninle kalacak o çocuk,biliyorum.çevrendeki her şeye ilk kez görür gibi hayretle bakman,bir kaşif gibi oradan oraya dolaşman müthiş bir hayranlık uyandırıyor bende.belki de bu yüzden yetişkinlerin hayata bu derece küsmelerini,bu kadar umutsuz olmalarını anlayamıyorsun.hiç bitmeyecek bir oyunu oynar gibineşeyle geçiriyorsun zamanını.
         hiç kimsenin olmadığı kadar çekicisin sen.sana baktığımda,kanımın akışının hızlandığını,tenimin ateşinin arttığını hissediyorum.sana dokunmak,tenini hissetmek,deli bir heyecan veriyor bana.çekiciliğini ortaya çıkarmak için hiçbir şey yapmıyorsun.çünkü bu senin doğanda var.belki bu yüzden bir bakan,dönüp bir daha bakıyor sana.nasıl bakmasınlar ki?o etkileyici gözlerin hükmüne girmeyecek kimseyi tanımıyorum.
         hiç kimsenin olmadığı kadar bendesin sen.seni tanıdığımdan beri başka bir insan oldum.aldım içime oturttum seni,bedenimin bir parçası yaptım.nerede olursam olayım,benimlesin.konuştuğum sen,yürüdüğüm sen,yaşadığım sen...belki de bu yüzden sensiz olma fikri çok korkutuyor beni.bir yanımın eksik kalmasından ürküyorum.gitmeyeceğini biliyorum ama,aşk insanın içine böyle korkular salıyor işte.varlığın bu korkularımı da yok edecek.sen içime işlemeye devam ettikçe ben aşkın en derinini sunacağım sana.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

geçmiş asla unutlamaz.peki neden geçmiş yaşanmışlığı ile kalmaz da geleceğe atılan her adıma taşınır.....

Bağlantılar

• Ana Sayfa
• Profilim
• Arşiv
• e-posta

Kategoriler

    Arkadaşlarım

    • lineoffer
    • kalbinsessizligi
    • elifdunya
    • deligece
    • aselonya